Meme Kanseri Hakkında Merak Edilenler


Ekim ayı “Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı” olması nedeniyle Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Hülya Boztepe ile “Meme Kanseri ile İlgili Merak Edilenler” hakkında röportaj yaptık

-SORU: Merhaba Hülya Hanım öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim.   Meme kanseri nedir?

-Meme kanseri, memenin süt bezlerinde ve üretilen sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücreler arasında, çeşitli etkenler sonucu kontrolsüz şekilde çoğalan ve başka organlara yayılma potansiyeli taşıyan hücrelerden meydana gelen tümöral oluşumdur.

Meme kanserine hangi etkenlerin neden olduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak günümüze kadar yapılan çalışmalarda, yüksek olasılık gösteren bazı faktörler belirlenmiş bulunuyor. Bazı kadınlarda genetik yatkınlık oluşturan gen mutasyonları (genlerde kansere eğilim yaratan bozukluklar) meme kanseri riskini artırırken, diğerleri kadın olmak dışında bir risk faktörü taşımıyor.

Meme kanseri, süt bezleri veya sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücrelerden gelişiyor. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık oluşturan gen mutasyonu meme kanseri riskini artırıyor.

-SORU: Memede ele gelen her kitle kanser midir?

-Memede ele gelen kitlelerin % 90’nından fazlası kanser değildir. Bunlar genellikle meme içinde büyüyen kistler, iyi huylu bu tümörler olabilir veya memenin kendi dokusu kitle gibi bir hal alabilir. Daha çok regl öncesinde meme içyapısı çok yoğun olduğundan, bu dönemde yapılan meme kontrolleri kitle varlığı düşüncesi oluşturabilir.

-SORU: Fibrokistler kansere dönüşür mü?

-Fibrokistler meme içindeki fizyolojik değişimlerdir ve hastalık olarak kabul edilmemektedir. Bu nedenle kansere dönüşme riskleri de yoktur. Fibrokistik yapıların varlığı sırasında memede kanser gelişebilir ancak sebep bu yapılar değildir. Stres, üzüntü ve sıkıntı durumlarında fibrokistlerin sayısı artar ve bu durum gerginliğe yol açar. Kafein kullanımı, fazla tuzlu ve yağlı yiyecekler de bu gerginliği tetikler. Fibrokistlerin artışı memede ağrıya neden olur.

-SORU: Fibroadenom kanserleşir mi?

-Fibroadenom, iyi huylu bir tümördür. Çevresine kapsülü vardır ve çevreye yayılması mümkün değildir. Bunda meme kanseri oluşma riski, normal meme dokusundan kanser gelişme riski kadardır. Çapı arttıkça riski % 1-2 oranında artar. Fibroadenom, soya tüketimi ve doğum kontrol hapı kullanımı nedeniyle bir miktar büyüyebilir ancak kanser yapıcı bir etkisinin olduğu söylenemez.

-SORU: Meme kanserinde en önemli risk faktörleri nedir?

-Meme kanserinde en büyük risk faktörü kadın olmaktır. Kadın cinsiyeti, 100 kat artmış riski ifade eder. Menopozdaki kadınlarda risk daha da yüksektir. Östrojen hormonuna maruz kalınan sürede artış olması, meme kanseri gelişme riskini artırır. Göğüs bölgesine radyoterapi yapılması ve özellikle 15 yaşından önce tedavi görmüş olmak önemli bir risk faktörüdür. Yağ içeriği yüksek yiyeceklerin uzun süreli tüketimi ve her gün 1-2 kadeh Alkol tüketimi meme kanserinin artışında etkilidir.

-SORU: Kendi kendine meme muayenesi için en uygun zaman hangisi ve nasıl yapacağız?

-Kadınlar kendi kendine meme muayenesine 20 yaşından sonra başlamalıdır. 20 yaş ve altındaki genç kadınlarda meme kanseri riski düşük olduğundan kafa karıştırıcı ve paniğe yol açıcı etkisi nedeniyle, kendi kendini meme kontrolü önerilmemektedir. Meme muayenesi yapmak için en ideal zaman, adet döneminin bitiminden 4-5 gün sonraki dönemdir.

Muayene edeceğimiz tarafın kolunu yukarı kaldıralım istiyoruz. Çünkü o zaman meme daha ince hale geliyor. Kolu indirdiğimizde meme yığılır, kalınlaşır. Bir şey olup olmadığını fark etmemiz zor olur. Kolu yukarı alacağız. 3 parmağımızla bakıyoruz. Bu 3 parmağımızla bastırarak bunu duşta kaygan sabunlanırken yapmak çok daha kolaydır. Bastırarak dairesel hareketlerle veya ışınsal olarak bu şekilde mememizin içinde elimize gelen bir şey var mı diye bakmayı istiyoruz. Dairesel hareketlerle baktık, memenin her tarafını değerlendirdik. Bunun ardından karşı memeyi aynı şekilde kontrol ediyoruz. Bu işlemleri yatarken de yapabiliriz. Yatarken de yatağa uzanıp gene kolumuz yukarıdayken bakacağız. Bir krem kayganlığı sağlamak için işinizi kolaylaştırır. Ele bir şey geliyor mu, gelmiyor mu? Mutlaka kontrolünü istiyoruz. Bazen hastalarımız memeyi iki parmağı arasına alarak yapıyorlar. Her şey normalse bile kişi bu şekilde bir şeyler eline geldiğini sanabilir. Bu yüzden böyle muayeneyi istemiyoruz, 3 parmak, elimizle bastırarak istiyoruz.

-SORU: Mamografinin kanser oluşumuna etkisi var mı?

-Meme kanseri görüntülemesinde mamografi, ultrason, meme MR’ı yapıyoruz. Kişi, doktora başvurduğunda bu yöntemlerden uygun olan kendisi için seçilecektir. Bu konudaki bilgilendirmeyi her zaman bizler yapabiliyoruz.

Geçmişte, hastaların yüksek doz radyasyona maruz kaldığı düşünülen mamografilerde bile 30 yıllık hasta takiplerinde, alınan radyasyonun vücut için önemli seviyede bir tehlikesi bulunmadığı ispat edilmiştir. Günümüzde kullanılan dijital mamografi teknolojisi, geçmişe göre 10 kat daha az radyasyon içermektedir. Kişinin düzenli mamografi çektirirken dikkat etmesi gereken en önemli ayrıntı, cihazın kaliteli ve sağlıklı bir görüntü vermesidir. Çünkü yetersiz ve kalitesiz görüntü, memedeki çok önemli bir tümörün atlanmasına neden olabilir. Meme kanserinin erken tanısında çok önemli bir payı olan mamografik bulgular iyi kalitede filmlerle daha net bir şekilde seçilmektedir. Hatta meme dokusundaki değişimler kanserleşmeden önce dijital mamografiler sayesinde yakalanabilir.

 

 -SORU: Günümüzde meme kanserindeki cerrahi yaklaşım nedir?

-Meme kanseri ameliyatlarında günümüzde, hasta tıbbi açıdan uygunsa ve risk faktörü yoksa meme koruyucu cerrahi uygulanmaktadır. Hastanın memesinin alınması durumunda ise ikinci yıldan sonra bazı risk faktörleri ortadan kalktığında yeni meme yapılabilmektedir. Çünkü meme kanseri nedeniyle memenin kaybedilmemesi ya da daha sonra yeniden bir memeye sahip olunması hastayı psikolojik açıdan rahatlatarak, sosyal yaşama adaptasyonunu daha kolay sağlamasına yardımcı olmakta ve tedavi başarısını artırmaktadır.

Son yıllarda, memesi alınmak zorunda olan hastalara deri koruyucu mastektomi ve hemen ardından da rekonstrüksiyon yapılmaktadır.

 

-SORU: Meme hangi durumlarda mutlaka alınır?

-Meme içinde yaygın tümörleri bulunan, memenin birçok noktasında aynı anda başlamış kanseri olan hastalarda meme koruyucu cerrahiler yapmak mümkün değildir. Bu durumda memenin mutlaka alınması gerekir. Hastanın mamografisinde yaygın ve kötü kireçlenmeleri varsa meme kanserinin birçok odakta başlamasına neden olacağı düşünülüyorsa, bu hastaların memesinin alınması planlanmalıdır. Daha önce göğüs duvarına radyoterapi yapılan hastalarda, meme koruyucu ameliyat sonrası yeniden radyoterapi yapılması gerektiği için, bu hastalara mastektomi uygulanmalıdır.

 

-SORU: Erkeklerde Meme kanseri Riski Nedir?

-Meme kanseri için kadın olmak yeterli. Hepimiz gerçekten aynı gruptayız. Erkeklerde de meme kanseri görülüyor. Ama 100 kadın meme kanserine karşı 1 erkekte meme kanseri görüyoruz. Erkeklerde de tabi çekinme oluyor. Bu sefer memede kitle geldiğinde utanıyorlar, çekiniyorlar. Bu yüzden bazen doktora başvuru gecikiyor. Genelde ele sert kitle gelmesi şeklinde erkek meme kanserinin de bulgusu oluyor. Erkeklerde daha nadir görüldüğü için bizim erkeklere böyle, böyle check-up için gelin, işte meme muayenesi yapalım gibi bir önerimiz yok. Zaten olduğunda son derece erken, erkek fark edebilir. Doktora da erken başvurmasını istiyoruz.

Meme Kanseri hakkında umarım tüm merak edilen sorular cevap bulmuştur. Röportajın benim gibi birçok hemcinsime farkındalık yarattığına eminim. Dr. Hülya Boztepe‘ye samimi ve açıklayıcı bilgiler içeren cevapları için çok teşekkür ederim.

Yorumlar


Yorum bulunamadı.

© Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi 2017