Skolyoz Nedir? Belirtileri Ve Yöntemleri Nelerdir?


Skolyoz hastalığı ve okul çağındaki çocuklarda görülme olasılığı hakkında merak ettiklerinizi Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Şemsi Taştan anlattı.

Gelişen teknoloji, gerilimli ve stresli yaşam şartları kişinin psikolojisi bozmanın yanı sıra fiziksel olarak da etkisi altına almaktadır. Özellikle gündelik hayatta artık vazgeçilmez olan bilgisayar kullanımı birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Omurgalarda oluşan deformasyon sonucu ortaya çıkan rahatsızlık, genelde bel ve göğüs bölgesinde kendini göstermektedir. Erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görülen vaka, her geçen gün artış göstermektedir. Ve bu hastalığı yaşayan kişi sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Arkadan öne doğru eğrilik gibi etkenler oluşturan vaka, ilerledikçe yaşamı olumsuz etkilemektedir.

SKOLYOZ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Skolyoz hastalığının çeşitli belirtileri bulunmaktadır. Kişiden kişiye değiştiği için tedavisi de farklılık göstermektedir. Göğüs bölgesinin üst tarafında kamburluk oluşabilir ya da kürek kemiği, diğerine göre daha yüksek veya alçak bir görünüm kazanabilir. Omuz ve kalça orantısız hale gelir. Kalçanın bir tarafı yüksekken diğer tarafı alçak olması en çok görünen belirtilerdendir. Bu hastalığı yaşayan kişinin sırt tarafı hörgüç gibi görünür ve kişi eğildiğinde bu görünüm daha çok netlik kazanır. Kolla gövde arasında gözle görünür bir boşluk olacağı gibi, omuzun bir bölgesi öne doğru eğik bir hal alabilir. Yorgunluk, bel, omuz, kalça ağrıları, nefes darlığı reaksiyonlar arasındadır.

SKOLYOZ HASTALIĞININ ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Skolyoz çeşitleri, tedavi aşamalarını belirlemektedir. İdiopatik skolyoz, Nöromusküler skolyoz ve Konjenital skolyoz olarak gruplara ayrılmaktadır. Ülkemizde de en sık görülen çeşit İdiopatik skolyozdur. Nedeni bilimsel olarak bulunamasa da kişiyi en çok etkileyen ve yakalanması en kolay olan türdür. Genellikle çocukları etkisi altına alan Nöromusküler skolyoz, ikinci sırada yer almakta ve kas ile sinirleri etkisi altına almaktadır. Yaralanma, çocuk felci, travma, meningomyelosel, serebral palsi gibi hastalıkların kökenini oluşturmaktadır. Konjenital skolyoz, tamamen doğuştan oluşan bir türdür. Genetik olma olasılığı oldukça yüksektir. Anne karnında bebeği etkisi altına alan çeşit, bebeğin omurgasında anormalliklere neden oluyor ve bebek doğduğunda bu anormal bozukluk kendini gösteriyor. İlerleme riski en fazla olan türdür.

SKOLYOZ HASTALIĞININ NEDENLERİ NELERDİR?

Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Mesela spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmektedir. Ancak sıklıkla karşılaşılan skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni hala tam olarak bilinmeyen (idiyopatik) grupta görülen skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Birincinin nedenini tam olarak bilinmemektedir. Konjenital skolyoza ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir.

  • Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.
  • Polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir.
  • İdiyopatik (nedeni bilinmeyen) olabilir. Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkabilir.

 

SKOLYOZ HASTALIĞININ TEDAVİSİ NASIL OLUR?

Kişiye göre farklılık göstermektedir. Cerrahi müdahale en son tercih edilen yöntemdir. Genellikle korse kullanımı, ilaç tedavisi, egzersiz gibi seçenekler uygulanmaktadır. Hasta gözlem altına alınır ve belirli hareketler ile spor yapması sağlanır. İlerlememiş vakalarda ya da yeni başlangıç olan hastalara korse kullanımı uygulanır. Egzersizin yanı sıra korse kullanımını da tavsiye eden uzmanlar amacı, hastalığın ilerlememesi ve cerrahi müdahalenin önüne geçilmesidir. Korse kullanımı tedavi olarak kullanmak için bazı şartlar gereklidir. Aksi takdirde olumlu sonuç alınamaz ve boşa vakit kaybına neden olunmuş olunur. %20 ve %40 derece olan eğriliklerde, kız çocuklarının ergenlik dönemine girmeden önceki dönemlerde kullanılması güzel sonuçlar elde etmeyi sağlayacak. Buradaki en önemli etken korsenin kişinin vücut orantılarına uygun olmasıdır. Ayrıca kişi bu esnada spor ya da dans aktivitelerini düzenli olarak yapmalıdır Ve günde 20-23 saat korse kullanılmalıdır. %40 ve %45 derece eğriliklerde cerrahi müdahale şarttır. Ve hastalık günden güne ilerliyor ve deformasyonlar hızla artış gösteriyor ise yine ameliyat şarttır. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise; Skolyoz vakasının hangi bölgeye yerleşmiş olmasıdır. Riskli bir bölgede ise cerrahi müdahale esnasında hastanın hayati fonksiyonları son bulabilir ya da daha ciddi sorunlara neden olabilir.

AĞIR ÇANTA SKOLYOZA NEDEN OLUR MU?

Okula yürüyerek giden, ağır çantaları uzun süre taşımak zorunda kalan çocuklarda boyun, sırt, bel ve ayak ağrılarının yanı sıra gerilim tipi baş ağrıları ve uyku düzeninde bozulmalar görülebildiğini belirten Op. Dr. Şemsi Taştan, önlem alınmazsa ilerleyen süreçte başta skolyoz olmak üzere çeşitli hastalıkların da ortaya çıkabildiğini vurgulayarak şunları söyledi: 

“Okul çantalarının ağır olması ve tek taraflı taşınması, yanlış oturma pozisyonu, kas iskelet yapısına uygun olmayan egzersiz hareketleri skolyozu tetikler. Omurga eğriliği olan her 4 çocuktan biri tedaviye ihtiyaç duyarken, tedavi gereksinimi olan kız çocuklarının erkek çocuklardan 8 kat daha fazla olduğu bilinmektedir. Ayrıca çocuğun kas-iskelet yapısına uygun sportif aktivitelerde bulunmaması, okuldaki masa ve sandalyelerin çocuğun bedenine uygun olmaması ve yanlış pozisyonda oturma skolyoza neden olmaktadır.”

 

AĞIR VE ALBENİLİ ÇANTA YERİNE HAFİF AMA SAĞLAM MODELLERİ TERCİH EDİN

Okul çantası seçiminin çocuğun sağlığı açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Şemsi Taştan, “Kalın ya da ağır materyallerden uzak durularak hafif çantalar tercih edilmelidir. Mümkün olduğunca çok bölmeli olmasına dikkat edilerek kitap, defter gibi ağır materyaller sırta yakın bölmelerde taşınmalıdır. Alınacak çantanın çocuğun sırt ergonomisine uygun olmasına da dikkat edilmelidir. Çocuk evden çıkarken aileler mutlaka çantanın ağırlığını kontrol etmeli, çanta gereğinden fazla ağır ise hafifletilmeli ya da ağırlık dengeli değilse dengeli hale getirilmelidir. Ayrıca omuz kayışları da gevşek ya da gergin olmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Çantanın tek kolla değil her iki kolla taşınması gerekmektedir” ifadesini kullandı.

Hızlı büyüme çağına giren 10-12 yaş arası kız çocukları ve 13-14 yaş arası erkek çocuklarının yılda 2 kez omurga muayeneleri yapılmalıdır. Gelişme çağının başlangıcında özellikle diş teli takan, esnek bağ yapısı olan, ayak problemleri ve yürüme güçlüğü çeken kilolu çocuklar skolyoz konusunda risk grubunda olduklarını için yakın çevrelerince daha sık gözlemlenmesi gerekmektedir. Gelişme çağındaki bir çocukta başın bir yana eğilmesi, yüz ve omuz asimetrisinde bozulma, sırtın bir bölümünde göze batan kabarıklık, gövdenin bir yana doğru yer değiştirmesi, pelvis ve kalça asimetrisi, bacak boyu farkı, ayak şekil bozukluğu ve yürüme dengesinde bozukluk gibi bulgular skolyozu akla getirmektedir. Bu durumda çocuğun vakit kaybedilmeden bir uzaman götürülmesi ve gerekli tedavi planlamasına başlanması gerekmektedir” dedi.

 

 

Sağlıklı günler dilerim.

 

Yorumlar


Yorum bulunamadı.

© Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi 2017