Alzheimer Hastalığı Nedir?


Dünya Alzheimer gününde “Alzheimer hastalığı” hakkında merak ettiklerinizi Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Esra Günay anlattı.

Halk arasında bunama olarak bilinen Alzheimer hastalığı, hafızayı etkileyen yakın zamanı hatırlayamama ile başlayan; zamanı ve bulunduğu yeri unutma, karıştırma, günlük yaşam kalitesinde bozulma ile seyreden yüzde 5 genetik özelliği olan, tedavi edilebilen, yalnız şifa sağlanamayan bir hastalıktır.

Alzheimer hastalığında süreç nasıl ilerler?

 

Hastalık sürecinde hafif kişilik değişikliği, uyku bozukluğu, aşırı hareketlilik, depresyon görülebilir. Uyku bozukluğunun en sık nedeni kötü uyku düzenidir. Çoğu hasta zamanlama hislerini kaybeder ve uyku zamanını geldiğini fark etmez. Kısa zaman yatakta kaldıktan sonra kalkarlar. Hastanın gündüz uyumasının engellenmesi ve düzenli saatlerde yatağa yatmasının sağlanması uygundur.

 

Alzheimer, başlangıçta depresyon ile karşımıza çıkabilir. Bu sebepten hem depresyon hem de Alzheimer tedavi edilmelidir. Alzheimer hastalarında sıkıntıların görülmesi doğaldır. Hastaya güven verilmeli, gün içinde rutin program hazırlayarak aklı bu konulardan uzaklaştırılmalıdır.

 

Alzheimer hastaları bazen ajitasyon, sözel veya fiziksel saldırganlık, volta atmak gibi durumlar gösterebilirler. Bu durumu tetikleyen sebebi ortadan kaldırmak gerekebilir. Alzheimer hastaları ileri safhalarda sık sık hayaller görürler. Ölmüş yakınlarının yanında olduğunu kendileri ile konuştuğunu söylerler ve yardım edilmesini isterler. Çocuklarını, tanımazlar veya karıştırırlar. Onların kendilerine kötülük yapacaklarından korkarlar. Alzheimer hastalarında idrar tutamama, kaçırma ileri safhalarda sık rastlanır. Uyanıkken hastayı 2 saatte 1 tuvalete götürmek tavsiye edilebilir. Gece uygun, yatak-giyim düzeni sağlanmalıdır.

Alzheimer bir yaşlı hastalığı değildir

 

Alzheimer, hastaların büyük bir çoğunluğu 65 yaş üzerinde olsa da, yaşlanmanın sonucunda olan bir rahatsızlık olarak tanımlanmaz. Bu hastalığa yakalanan kişilerin yüzde 5’i 40-50 yaş civarındadır. Bu gruptakiler “Erken başlangıçlı Alzheimer hastası” olarak adlandırılır. Alzheimer hastalığı, ilerleyicidir ve zamanla kötüleşir. ABD’de 6. büyük ölüm nedenidir.

 

Alzheimer hastalığıyla ilgili ilerleyen yaş, aile öyküsü ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen etkenler vardır. Hastalık, 65 yaşından sonra sıklaşır ve her 5 yılda bir oran ikiye katlanır. 85 yaşından sonra neredeyse yüzde 50 sıklığa ulaşır. Diğer bir risk faktörü, ailede bir veya birden fazla Alzheimer hastasının olmasıdır. Bugün Alzheimer hastalığının genler ve diğer risk faktörleri arasındaki karmaşık etkileşimler sonucunda olduğuna inanılmaktadır. Kafa travmaları ile Alzheimer hastalığı arasında paralellik bulunmuştur. Ayrıca kalp sağlığının da Alzheimer hastalığı ile yakın ilgisi vardır. Kalbin pompaladığı kanın yüzde 20-25’i beyin tarafından kullanılır. Kalp ve damar sağlığını etkileyen yüksek tansiyon, kalp hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek kolesterol seviyeleri de bu açıdan önem kazanmaktadır.

 

 

 

Alzheimer hastalığının belirtileri nelerdir?

 

Yaşam kalitenizi düşürüp, sağlığınız açısından ciddi boyutlara varabilecek bu hastalıktan korunmak için günlük yaşamınızda beyin kaynaklı bazı uyarılara dikkat etmenizde fayda vardır. Bunlar:

 

  • Günlük hayatı etkilemeye başlayan unutkanlık,

 

  • Plan yapma ve problem çözmede sorunlar yaşanması,

 

  • Daha önce bilinen ve yapılan işleri yapmada zorlanma,

 

  • Zaman ve yer ile ilgili karışıklıklar,

 

  • Görüntüleri anlamada ve birbiriyle ilişkilendirmede zorluklar yaşanması,

 

  • Konuşma ve yazmada kelime bulma zorlukları,

 

  • Eşyaları yanlış yerleştirme,

 

  • Karar vermede güçlük yaşama,

 

  • Sosyal faaliyet ve yükümlülüklerden uzaklaşma,

 

  • Kişilik değişiklikleri olarak sıralanmaktadır.

 

Alzheimer hastalığına karşı alınabilecek önlemler nelerdir?

 

-Zihninizi formda tutun(Hayal kurmayı ihmal etmeyin):

Merak ve öğrenme isteğinizi devamlı canlı tutun. Kitap okumak, bulmaca çözmek, hobi edinmek, düzenli sosyal aktivitelerde bulunmak, yeni insanlarla tanışmak, yeni bir dil öğrenmeye çalışmak beyin fonksiyonlarının canlı tutulmasını sağlıyor. Bol bol araştırın, ‘düşünün’ ve hayal kurmayı ihmal etmeyin.

-Spor yapmadan günü bitirmeyin:

Yapılan çalışmalar; her gün düzenli egzersiz yapmanın beyne iyi geldiğini, beyninizde yeni sinirsel bağlantılar oluşturduğunu, yeni beyin hücrelerinin üretilmesini sağladığını, düşünme becerisini artırdığını ve Alzheimer’ın başlama zamanını geciktirdiğini hatta önlediğini ortaya koyuyor. Ayrıca yapılan egzersizler Alzheimer için risk oluşturan kötü kolesterol ve diyabet gibi hastalıkları da kontrol altına almaya yarıyor. Bu nedenle gün içerisinde mutlaka hareket edin, her gün en az 45 dakika düzenli ve tempolu yürüyüşe çok özen gösterin.

-Hazır yiyeceklerden uzaklaşın:

Fastfood alışkanlığınızdan vazgeçin; yağlı, tuzlu, kızarmış ve hazır yiyeceklerden uzak durun. Çünkü bu tür beslenme alışkanlıkları kalp damarlarında olduğu gibi beyin damarlarına zarar veriyor ve Alzheimer hastalığı gelişme riskini artırıyor. Kalp ve damar dostu besinlerden oluşan; zeytinyağı, balık, meyve ve sebze ağırlıklı olan, kuru baklagilleri de içeren besinler ise Alzheimer hastalığına karşı koruma sağlıyor.

-Siyah çikolata tüketin:

Siyah çikolatanın içerisinde bulunan ve antioksidan özelliği olan Resveratrol, bilişsel gerilemeyi geciktiriyor. Yapılan çalışmalar da aşırıya kaçmamak kaydıyla günde bir-iki parça bitter çikolata tüketmenin zihinsel gerilemeyi azalttığını gösteriyor.

-Stresi siz yönetin!

Nöroloji Uzmanı Dr. Esra Günay, “Vücudunuz gerilim (stres) altındayken kortikosteoritler adı verilen ve bir bunalım durumunda sizi koruyan hormonlar üretir. Ancak iş sorunları, trafik ve parasal kaygılar gibi günlük olayların tetiklediği sürekli gerilim hali tehlikeli olabilir. Bu, zaman içinde beyin hücrelerini tahrip eder ve yeni hücre oluşumunu bastırır. Bu sebeple stresle başa çıkabilmeye çalışın, strese teslim olmayın, dedi.”

-Fazla kilolarla savaşın:

Yapılan araştırmalar sonucunda vücut ağırlığının Alzheimer riski ile doğru orantılı olduğuna işaret ediyor. Şişmanlar daha çok risk altında bulunuyor. Bu nedenle vücut kitle indeksine göre aşırı kiloya sahipseniz mutlaka tedavi olun ve ideal vücut kilonuza kavuşmaya çalışın. Fazla kilolardan kurtulmak beyin sağlığı için de çok büyük önem taşıyor.

-Gece lambasıyla uyumayın:

Kaliteli bir uykunun hafızayı güçlendirmede önemli bir rolü var. 6-8 saat arası düzenli uyku belleği korumada fayda sağlıyor. Bölünmüş yahut gece lambasıyla, karanlık olmayan bir ortamda, yetersiz uyku ise Alzheimer ile bağlantılı olduğu bilinen ‘amyloid plak’ oluşumunu artırıyor ve beyin sağlığını korumada önemli katkı sağlıyor.

-Alkol ve sigaradan uzak durun:

Yapılan araştırmalar aşırı alkol ve sigara kullanımının, yaşamın ileri dönemlerinde Alzheimer riski oluşturduğunu gösteriyor. Alkol ve sigara tüketimi beynin küçülmesine, özellikle de hafıza ile ilgili olan ‘hipokampüs’ bölümünün küçülmesine neden oluyor.

-Metabolik hastalıkları kontrol altına alın:

Alzheimer’da kardiyovasküler hastalıklar ve beyin damar hastalıkları gibi diyabet, hipotiroidi ve hipertansiyon hastalıklarının da risk faktörleri oluşturduğu görülüyor. Bu nedenle tüm bu risk faktörlerinin kontrol altına alınması ve tedavinin takip edilmesi gerekiyor.

 -Gerekirse B12 ve folik asit desteği alın:

Vitamin ve minerallerle ilgili yapılan çalışmalarda unutkanlık üzerine vitaminlerin etkisi hakkında tutarlı ispat bulunmamış olup, sadece folik asit ve vitamin B12 eksikliği ile bilişsel fonksiyonlarda azalma arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle hekim önerisi ile gerekirse B12 ve folik asit takviyesi almak faydalı olmaktadır.

 

Sağlıklı günler dilerim.

Yorumlar


Yorum bulunamadı.

© Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi 2017